Kulak ve İşitme Sorunları


Kulak ve İşitme Sorunları

Beş duyu organımızdan biri olan kulaklarımızda doğuştan ya da sonradan meydana gelen sorunlar hayat kalitemizi azaltmakla kalmaz aynı zamanda sağlığımız üzerinde de olumsuz etkiler yaratır. Kulak çınlaması, baş dönmesi, işitme sorunları, kulak zarında meydana gelen deformasyonlar vb. şekilde kendini gösteren bu sorunlara uzman ekibimizle çözüm üretiyoruz. Kulak ve işitme sorunları ile ilgili tüm sorunlarınızı önceliklendirerek sağlığınıza bir an önce kavuşmanız adına gerekli tüm tedavileri uyguluyoruz.

Kulak ve işitme sorunları hizmetlerimiz kapsamında verdiğimiz hizmetleri şu şekilde sıralayabiliriz…

 

İşitme Sorunları

İlerleyen yaş, sürekli yüksek gürültüye maruz kalınması, kullanılan medikal ilaçlar, hastalıklar, yaşanan fiziksel travmalar ve iltihaplar sonucunda işitme sorunları ortaya çıkabilir. İşitme fonksiyonu farklılaşan ve işitme kaybı yaşayan hastalarımızın öncelikle sorunlarını detaylı bir şekilde teşhis ederiz. İşitme kayıplarının şiddetini ve bu sorunun altındaki asıl nedeni belirledikten sonra hastalarımızın sorunlarına en net çözüm üretecek olan tedavi yöntemini belirleriz. Kimi zaman ilaçlarla, kimi zaman ameliyatla kimi zaman da işitme cihazı tedavi yöntemlerini kullanarak işitme sorunlarına yol açan faktörler doğrultusunda hastalarımızın işitme sorunlarını ortadan kaldırmayı amaçlarız.

 

Kulak Zarı Delinmesi

Dış kulağınızı iç kulaktan ayıran ince bir doku olan kulak zarı; başa alınan darbe, yaşanan travma, kulak iltihaplanması ve yabancı cismin kulağa sokulması gibi farklı nedenlerden ötürü delinebilir. Bu gibi bir durumda ani ve şiddetli bir ağrı hissedebilirsiniz. Kulak zarı delinmesi yaşayan hastalarımızın işitme kayıpları yaşaması ve tedavi edilmedikleri takdirde bu işitme kaybının kalıcı olması gibi bir ihtimal söz konusudur. Kulak zarı delinmesi şikayetleriyle bize başvuran hastalarımızın semptomlarının şiddetlerine göre farklı tedaviler uygularız. Genellikle kulak zarı kendi kendine iyileşebilen bir doku olduğu için antibiyotik ve ağrı kesici tedavisi uygulasak da ilerlemiş vakalarda ameliyat seçeneğini de göz önünde bulundurabiliriz. Böylece hastalarımızın kalıcı bir işitme kaybına maruz kalmadan hayat kalitelerinin kesintiye uğramasını da engelleriz.

 

Kulak Zarı Ameliyatı (Timpanoplasti)

Kulak zarının yeniden yapılandırılması için genel ya da lokal anestezi kullanılarak gerçekleştirdiğimiz kulak zarı ameliyatı kronik orta kulak iltihabı sonucu kulak zarında delik oluşması ve işitme kaybının belirgin hale gelmesi durumlarında ertelenmemelidir. Kulak zarı ameliyatı sırasında orta kulakta ve mastoid kemik içerisinde bulunan iltihabı temizleyerek işitme fonksiyonlarının düzeltilmesini amaçlarız. Kulak zarında sorun olan hastalarımızın yaşadıkları problemin içeriğine göre bu ameliyat sırasında yapılan işlemleri detaylandırabiliriz. Örneğin kulakta iltihap yoksa sadece kulak zarı delikse; kulak zarının onarıldığı miringoplasti ameliyatını gerçekleştiririz. Hastalarda kulak zarının delik olmasına ek olarak mastoid kemik içerisinde iltihap varsa timpanoplasti ameliyatını yaparız.

 

Kulak Zarı Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Kulak zarı ameliyatının nasıl yapılacağını detaylı tetkikler sonrasında belirleriz. Kulak zarında meydana gelen deliğin boyutu, iç kulakta iltihap oluşumunun olup olmadığı, hastanın genel sağlık durumu ve kulak yapısı gibi farklı değişkenler ameliyat esnasında uygulayacağımız teknik üzerinde belirleyicidir. Kulağın içyapısı oldukça küçük ve hassas olduğu için kulak zarı ameliyatlarında cerrahların deneyimi ve yeteneği ön plana çıkmaktadır. Kulak zarı ameliyatı kulak içerisinden ya da kulak arkasından kesi atılarak yapılabilir. Ameliyatın amacı sadece kulak zarını onarmaksa herhangi bir kesiye ihtiyaç duyulmaz. Kısacası kulak zarı ameliyatlarının nasıl yapılacağını hastanın sağlık sorunlarının kapsamı belirlemektedir.

 

Kulak Zarı Ameliyatı Sonrası

Kulak zarı ameliyatı olan hastaların, geçirdikleri ameliyatın kapsamına göre doktorların verdiği direktiflere uymaları gerekir. Sadece kulak zarının onarıldığı ya da kulak iltihabı ile birlikte kulak zarındaki deliğin de giderildiği hastaların ameliyat sonrası dikkat etmeleri gereken hususlar farklılaşabilir. Geçirilen operasyonun kapsamına göre pansuman sıklığı da yine uzmanlar tarafından belirlenecektir. Kulak zarı ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gerekenler hakkında bir genelleme yapmamız gerekirse; şu önerilerde bulunabiliriz;

  • Hapşırma ihtiyacı hissedildiğinde ağız kapatılmamalıdır,
  • Ameliyattan sonraki bir haftalık süreçte baş yüksekte uyunmalıdır,
  • Ameliyattan sonra ağır kaldırılmamalıdır,
  • Kulak iki ay boyunca su ile temas ettirilmemeli ve bunun için kulak tamponları kullanılmalıdır,
  • Yorucu fiziksel aktivitelerden ve su sporlarından ameliyattan sonraki iki aylık dönem boyunca uzak durulmalıdır.

 

Kulak Akıntısı

Kulakta meydana gelen enfeksiyon, başa darbe alınması, ani basınç değişikliğine maruz kalınması, kulak zarında delik oluşması gibi nedenlerle ortaya çıkan kulak akıntısını önemsenmeyen fakat önemli bir kulak sorunu olarak tanımlayabiliriz. Kulaktan iltihap, kir, kan ya da sıvı gelmesi olarak kendini gösteren kulak akıntısının ortaya çıkma sebebinin mutlaka belirlenmesi gerekir. Başlı başına bir hastalık olarak değerlendirilmese de kulak anatomisindeki farklı bir sorunun göstergesi olduğu için kulak akıntısı sorunu yaşayan hastalarımızın zaman kaybetmeden bizlere ulaşmaları gerektiği hatırlatmak istiyoruz. Kulak akıntısının ne zaman oluştuğu, kaç gün sürdüğü, kulak akıntısına eşlik eden ateş veya baş ağrısının olup olmadığı ya da işitme sorunlarının ortaya çıkıp çıkmadığı gibi faktörler tedavi sürecimizi şekillendirecektir.

 

Orta Kulak Kireçlenmesi

Otoskleroz olarak da bilinen orta kulak kireçlenmesi işitme kayıplarının en yaygın görülen nedenleri arasında yer alır. Kulak çınlaması ve işitme kaybı gibi semptomlarla kendini gösteren orta kulak kireçlenmesi sorunu orta kulak içerisindeki kemiklerin titreşme yeteneğini kaybetmesi ve iç kulağın kemik duvarının deformasyona uğraması sonucunda oluşur. Maruz kalınan sesler, kemikler titreşmediği için orta kulaktan iç kulağa iletilemez ve böylece işitme randımanlı bir şekilde gerçekleşemez. Siz de kulak çınlaması, denge sorunları, halsizlik ve işitme kaybı gibi sorunlar yaşıyorsanız orta kulak kireçlenmesine maruz kalmış olabilirsiniz. Bu gibi bir durumda bir an önce kontrollerinizi yaptırmanız ve tedavi olmanız gerekmektedir. Orta kulak kireçlenmesi iyileştirilebilir ve ameliyatla, ilaçlarla ya da işitme aletleri ile hastalarımız günlük hayatlarına devam edebilirler.

 

Kulak İltihapları

Kulakta meydana gelen iltihaplı oluşumların dâhil olduğu tüm hastalıklar için kulak iltihabı tanımını kullanırız. Ancak iltihabın kulağın hangi kısmında oluştuğu ve oluşan iltihabın nedenine göre kulak iltihapları farklı şekilde sınıflandırılabilir. Kulak iltihapların kronikleşmesini önlemek için kulak ağrısı çeken, ateşi yükselen, bulantı ve ishal gibi belirtileri yaşayan; zaman içerisinde işitme sorunları artış gösteren kişilerin acilen Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları uzmanlarına gitmeleri gerekmektedir. Kulak iltihabı şikayetleriyle bize ulaşan hastalarımızın kulak iltihabı türünü belirledikten ve nedenlerini ortaya çıkardıktan sonra sorunlarını ortadan kaldıracak tedavi yöntemini belirleriz. Kulak iltihapları henüz kronikleşmemişse ilaç tedavisi uygulayabilir ya da kulak zarı yüksek basınca maruz kalıyorsa kulak zarına cerrahi müdahalede bulunabiliriz.

 

Kulak Kiri

Kulak kiri toplumsal olarak en yanlış sınıflandırdığımız sağlıkla ilgili konulardan biridir. Aslına bakarsanız kulak kiri olarak tanımladığımız serumen sıvısı; iç kulağa mikrop girmesini engeller, kulak kanalını korur ve sağlıklı işitme fonksiyonlarına sahip olmamız için gerekli şartları oluşturur. Gerek bilgi eksikliği gerekse rahatsızlık duyulması sonucunda bazı hastalarımız kulak çubuğu gibi cisimlerle kulaklarını temizlemeye çalışırlar. İç kulağa kadar bu cisimlerin sokulması ya da sürekli toza maruz kalınması sonucunda kulak kanalında serumen birikir ve buşon adı verilen tıkaç oluşumuna neden olabilir. Kulak kirlerinin kulak kanalını tıkaması sonucunda hastalarımızın kulaklarında uğultu, çınlama, ağrı gibi şikâyetlerin yanı sıra işitme kaybı da görülebilir. Uzman ekibimiz tarafından temizlenen buşonlar sonrası hastalarımız işitme sorunlarından ve kulak kirinin tıkaç oluşturması nedeniyle yaşanan semptomlardan kurtulabilirler.

 

Dış Kulak hastalıkları

Kulağımızın iç kısmı anatomik olarak daha hassas bir yapıya sahip olsa da dış kulak olarak tanımladığımız kulak kepçesi ve dış kulak yolu da hastalıklara maruz kalabilir. Enfeksiyonlar, yanmalar, tümörler, travmalar ve dış kulak yolunda yabancı cisimlerin bulunması gibi nedenlerle oluşan birçok dış kulak hastalığının hastalarımızın sağlığını etkilediği bilinmektedir. Dış kulakta meydana gelen hastalıkların ilaç tedavisi ya da cerrahi müdahalelerle tedavi edilmesi mümkündür. En sık görülen dış kulak hastalıklarının başında dış kulak iltihaplanması gelmektedir. Tedavi edilmediği takdirde vücudun diğer kısımlarına iltihap yayılması ihtimali söz konusu olduğu için dış kulak iltihaplarının da diğer tüm kulak sorunları gibi ciddiye alınması gerekir. Kulak kiri olarak bilinen serumen sıvısının temizlenmeye çalışılması ve buşon oluşumu, sık tekrar eden orta kulak iltihabı, kulağı karıştırmak, kulağa bakterilerin yerleşmesi ve alerji gibi nedenler dış kulak iltihabı oluşumunu tetiklemektedir. Uzman ekibimizle dış kulak hastalıklarının tedavisi için bize başvuran hastalarımızın sorunlarına kalıcı çözüm bulma odaklı bir hizmet anlayışı benimsemekteyiz.

 

Kulak Çınlaması

Kulakta meydana gelen çınlamalar olarak tanımlansa da kulak çınlaması farklı seslerle kendini gösteren bir kulak sorunudur. Başlı başına bir hastalık değildir ve kesin çözüm üreten bir tedavisi bulunmamaktadır. Kulak çınlaması şikâyeti ile bize başvuran hastalarımızın şikâyetlerini detaylı olarak ele alırız. Kulak çınlaması tek kulakta mı, diğer kişiler tarafından duyulabiliyor mu, hastamızın hayat kalitesi ne kadar etkileniyor gibi soruların yanıtlarını bularak kulak çınlamasının etkilerini minimize edecek tedavi yöntemlerini uygularız. Stres, kulak kiri, orta kulaktaki damarlardaki deformasyonlar, alerjiler, tansiyon problemi, tiroit hastalıkları, kulak zarı problemleri veya dış kulak tümörleri gibi nedenlerle meydana gelebilen kulak çınlaması sorununun nedeni bulunduğu takdirde bu nedenin ortadan kaldırılmasına yönelik tedavi uygularız. Az önce de dediğimiz gibi, kulak çınlaması başka bir sorunun belirtisidir ve bu nedenle öncelikle kulak çınlamasına neden olan sorunu ortadan kaldırırız.

 

Baş dönmesi

Vertigo olarak da bilinen baş dönmesi rahatsızlığı genellikle iç kulakta meydana gelen sorunlar nedeniyle ortaya çıkar. Denge hissinin kaybı belirtileriyle hastalarımızın başının dönmesine neden olan bu hastalığın kulak anatomisindeki değişimler sonucu olduğu kadar kardiyak aritmi, beyin tümörleri, travmalar ve migren gibi nedenlerle de meydana geldiği bilinmektedir. Bu nedenle baş dönmesi sorunu yaşayan kişilerin detaylı tetkiklerden geçirilmesi gerekmektedir. Baş dönmesinin iç kulak ile bağlantılı nedenleri arasında; iç kulak sinirlerinde meydana gelen iltihaplanma, iç kulak sıvılarının artması, orta kulak iltihabı ve iç kulak sıvı fistüllerinin oluşması gibi sorunlar gösterilebilir.

 

Çocuklarda Kulak Enfeksiyonları

Çocuklarınızın ateşi yükseliyorsa, kulaklarında ağrı varsa ve şiddetli semptomlar nedeniyle kendilerini rahatsız hissediyorlarsa hızlı bir şekilde KBB uzmanlarına başvurmalısınız. Çocukların üst solunum yolu hastalıklarına sık yakalanmaları, girdikleri kalabalık ortamlarda bakteri ve virüslere maruz kalmaları, geniz eti iltihabı geçirmeleri gibi nedenlerle özellikle orta kulak iltihabı yaşama riskleri artmaktadır. Kulak zarında delinme meydana gelmemesi ve işitme kaybının yaşanmaması adına çocukların kulak enfeksiyonu hastalıklarının ciddiye alınması gerekmektedir.

 

Kepçe Kulak

Maalesef çocuklar acımasızdır ve birbirleriyle ilgili düşünmeden söyledikleri şeyler ileriki dönemlerde özellikle psikolojik olarak ağır etkiler oluşturabilir. Kepçe kulak işitme ile ilgili problemlere yol açmasa da çocukların psikolojisi üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir, sosyalleşmelerini engelleyebilir ve aynı zamanda özgüvenlerini azaltabilir. Bu nedenle özellikle genetik yatkınlığı olan bebeklerin doğumlarından hemen sonra kulak yapıları dikkatli bir şekilde analiz edilmelidir. Bebekler yeni doğduğunda kepçe kulak sorunu yaşadıkları anlaşılırsa kulak kepçesindeki deformasyonlar cerrahi müdahale olmaksızın düzeltilebilir. Ancak bu süreç geçilmiş ve kepçe kulak sorunu yerleşik hale geçmişse kulak estetiği (kepçe kulak, otoplasti) ameliyatı yapılarak kulak kepçesinin yapısı düzeltilebilir.

 

Kepçe Kulak Ameliyatı

Her yaşta kişiye yapılabilen kulak estetiği ameliyatı özellikle çocukluk döneminde tercih edilmektedir. Çocukların okul döneminde yaşamaları muhtemel sorunların ortadan kaldırılması için kulakların görünümünü ve fonksiyonlarını iyileştiren otoplasti sırasında kulak kepçesinin görünümünü değiştiren kıkırdaklar çıkarılır, zayıflatılır ve gerektiği takdirde kulaklar yeniden hizalandırılır. Kepçe kulak ameliyatı sırasında çocuklara genel anestezi verilmektedir. Böylece çocukların acı duyması engellenir ve ameliyat sonrası süreçte kulak bakımı yapıldığı takdirde ameliyat başarılı bir şekilde sonuçlarını verebilir.